Mitoloji-Tarih, Resim, Sanat, Sanat Tarihi

İkarus’un Düşüşü Sırasında Bir Manzara

İkarus'un Düşüşü Sırasında Bir Manzara
İkarus’un Düşüşü Sırasında Bir Manzara, Peter Bruegel, 16.yy

Mitolojinin yıllardır anlatılagelen önemli hikayelerinden İkarus’u konu alan tipik bir Bruegel resmine bakıyoruz. İkarus sanat tarihinde çokça kez resmedilmiştir. Birçoğunda kanatlarıyla gökyüzünde süzülürken görürüz onu. Bruegel’in resmini diğerlerinden ayıran ise ilk bakışta, hatta uzunca incelendiğinde bile İkarus’un dikkati çekmemesidir. Aslında resmin önemi de buradan gelir. İkarus’un kendisini değil, suya düştüğü anda çevrede yaşananları vurgulamak istemiştir Bruegel. Resmin başlığından da anlaşılır bu: “İkarus’un düşüşü Sırasında Bir Manzara”. Yine de İkarus’un hikayesinin verdiği mesaj burada da görmezden gelinemez.

Hikayaye göre:

“Ünlü mucit Daedalus, yeğeni ve çırağı olan Talos ile birlikte çalışır. Zamanla boynuz kulağı geçtiğinden Daedalus kıskançlık ile Talos’u yüksek bir yerden aşağı atar. Yakalanmamak için oğlu İkarus’u da alarak Girit’e, Kral Minos’un yanına gelir. O sıralarda kral, yarı boğa yarı insan olan oğlu Minotor’u kapatacak yer arar çünkü Minotor çok tehlikelidir. Daedalus’tan bir labirent inşa etmesini ister kral. Minotor labirente kapatılır. O sıralarda Atina kralı Aegeus ile yaptığı bir savaşı kazanan Minos, Atinalıların Minotor’a yem etmek için on dört çocuk göndermesini ister. Aegeus’un oğlu Theseus da bu grubun içinde gider ancak amacı Minotor’u öldürmektir. O da labirente girer ve kendisine aşık olan Minos’un kızı Ariadne’nin verdiği ip yardımıyla Minotor’u öldürdükten sonra yolu bularak labirentten çıkar. Olaydan sonra Daedalus’un Theseus’a yardım ettiğini düşünen Kral Minos, hem Daedalus’u hem İkarus’u labirente hapsettirir. Kaçmak için ne yapabileceklerini düşünen Daedalus, yerlere dökülen kuş tüylerini toplar, balmumu ile yapıştırır, oğluna ve kendisine kanatlar yapar. Uçmadan önce uyarır İkarus’u: sakın çok yüksekten uçma, güneş balmumunu eritir ve yere düşersin; sakın alçaktan da uçma, o zaman seni görürler ve yakalanırsın. İkarus babasını dinlemez, yükseklerde uçarken balmumundan kanatları erir ve Ege sularına gömülür.”

Resimde 16. yy Kuzey Rönesansı sanatçısı Bruegel’in eserlerinde sıkça olduğu gibi manzaraya tepeden bakıyoruz. Genelde köy hayatı/gündelik hayatlar gibi konuları çalışan ressamın; bir mitolojik hikayeden esinlenerek yaptığı tek resim bu. Aslında yine sıradan bir günlük yaşamı görüyoruz burada da. Dikkatli incelenmezse resmin İkarus’la ilgisinin olduğu bile anlaşılmayacak kadar hatta. Ama Bruegel resimleri daima dikkatlice incelenmelidir, öyle çok detay taşır ki insan hayrete düşer. Burada da İkarus küçücük bir köşede, yalnızca bacakları ve kanadından dökülen tüy parçaları var resimde.

İkarus'un Düşüşü Sırasında Bir Manzara
İkarus’un Düşüşü Sırasında Bir Manzara, Detay

İlginç olan bir diğer detay efsanede güneşe yakın uçtuğu için kanatlarının eridiği söylenen İkarus’un; kasvetli bir havada, ufukta batmakta olan güneşin tam tersi yönde denize düşmesidir.

Resimde bulunan çoban, balıkçı ve çiftçi, Romalı şair Ovidius’un Metamorfozlar kitabındaki İkarus efsanesini konu alan şiirde geçer. Bruegel de resmini yaparken bu şiirden esinlenmiştir:

“İşte bir balıkçı onları gözetliyor / esnek değneği ile balık tutuyor /ya da bir çoban, sopası üzerine eğilmiş / yahut bir çiftçi pulluk sapının başında /gözetliyor onları / ve şaşkın duruyor /bulutların üzerinde uçanların ancak Tanrılar olduklarına inanıyor.” 

Dikkat çeken nokta bu şiirde insanların kişilerin İkarus ve Daedalus’u şaşkınlıkla izlediğinden bahsedilmesi, resimde ise İkarus’un farkında bile olmayışlarıdır. 

Hollandalı bir ressam olan Hans Bol’un suluboya resminde ise tam tersi bir kompozisyon görürüz. Bol’ün bu etkileyici resminde de figürler şiirdekiyle aynıdır. Ancak bu kez herkes tıpkı şiirde ifade edildiği gibi şaşkınlıkla gökyüzüne doğru bakmaktadır.

İkarus'un Düşüşü Sırasında Bir Manzara
İkarus’un Düşüşü Sırasında Bir Manzara, Hans Bol, 16.yy

Bu noktada Bruegel’in birçok resminde yaptığı gibi burada da resme yerleştirdiği figürler ve detaylarla atıf yaptığı Flemenk atasözleri üzerinde durmak gerekir. Resimde çalılıkların arasında yaşlı bir adamın gizlenmiş cesedi vardır. Ancak bu ceset dahi kimsenin dikkatini çekmez, herkes işine gücüne devam eder. Burada Bruegel’in “Bir adam öldü diye pulluklar durmaz” atasözüne gönderme yaptığı, böylelikle aslında İkarus’un da neden görmezden gelindiğini bu sözle açıkladığı düşünülür. Bir başka yorumda Bruegel’in, “efsanelerin sıradan insanların hayatlarına pek de dokunmadığını” vurguladığı söylenmiştir.

İkarus'un Düşüşü Sırasında Bir Manzara
İkarus’un Düşüşü Sırasında Bir Manzara, Detay

Ek olarak resmin sol altında görülen kılıç ve para çantası “Kılıç ve para iyi ele muhtaçtır.” şeklindeki Flemenk atasözüne atıf yapar. Hemen yan tarafta taşın üstüne atılmış görünen tahıl çuvalı ise “Taşa ekilen tohumdan hiçbir şey bitmez” sözünü anlatır.

Bruegel’in resimleri işte böyle mesaj ve derslerle doludur aslında. Tıpkı bu resme konu olan hikaye gibi… İkarus efsanesi de verdiği ders nedeniyle bugüne kadar anlatılagelmiştir.  Hayatta hiçbir şeyde aşırıya kaçmamanın ve aç gözlülük yapmamanın, aynı zamanda büyüklerin sözünü dinlemenin önemini vurgular bu hikaye. Ama şu da unutulmamalıdır ki İkarus’un sonunu yenik düştüğü merakı ve cesareti getirmişti. Eğer merakının peşinden gitmese belki de başka bir yerde başka bir zamanda bir hiç uğruna ölmüş olacaktı.

İkarus; resimden edebiyata, müzikten sinemaya sayısız esere konu olmuştur.  Öyle ki Melih Cevdet Anday’ın bile Bruegel’in resmini referans alarak yazdığı “İkaros’un Ölümü” adlı bir şiiri vardır. Bu güzel şiirle yazıyı sonlandıralım…

 Herkes işinde gücündeydi 
 Yok olmuş damlar ki unuttum (...)
 Çift sürüyordu bir köylü iki büklüm
 Kalkmak üzereydi ak bir gemi limandan 
 Denize düşeni kimse görmedi.
 Herkes işinde gücündeydi
 Ve acı çekmeği unuttum.
 (...)
 Ölmeden bütün sabahlarımı unuttum 
 Denize düşeni kimse görmedi. 
 Gökten indiğimi kimse görmedi.
 Ak bir gemi kalkıyordu limandan 
 Görmediklerini unuttum.
 Bölünmemişti tarihsiz gün
 Varlığın kanatsız adı yalnızlık
 Sudan dışarda kalmış ayaktı yalnızlık. (...)
 Herkes işinde gücündeydi
 Olanı biteni unuttum.
 Yaşadığıma inanılmaz benim
 Masal kahramanı gibiyim
 Kimse görmeden yittim gittim
 

Kaynaklar:

  1. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1369001 
  2. https://www.themagger.com/ikarus-un-dususu-sirasinda-bir-manzara-tablosu-bruegel/ 
  3. http://lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&sectionID=0&articleID=1081&bhcp=1 
  4. https://www.youtube.com/watch?v=5_4fmJnx68E 
  5. https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0karus%27un_D%C3%BC%C5%9F%C3%BC%C5%9F%C3%BC_S%C4%B1ras%C4%B1nda_Bir_Manzara 
  6. Umberto Arte ile Sanat, 292-97

Bir Cevap Yazın