Kasımpatı Mektupları

1
Onu ansızın karşımda görmek, içimde tarif edilesi fakat bir o kadar da karmaşık ihtisaslara yol açtı. Bize, sanki birbirine yabancı iki insan olarak değil de yılları beraber eskitmiş ama birbirine aynı heyecanla bağlı iki insan olarak baktım. Sonra bunun sebebini düşünmeden edemedim, nasıl olurdu da ilk defa gördüğüm seni, sanki hep içimde taşımıştım. Bunu aslında kendimce çok basit bir sebebe yoruyordum. Sen hayalimin aksetmesinden başka bir şey değilsin. Benim bir hayalim vardı, içime nükseden ve sen onun belirmesinden başka bir şey değildin. Henüz birkaç cümleden ibaret sohbetimiz ve birbirimize olan uzaklığımıza rağmen, mütemadiyen seni düşünüyorum ve şairin de söylediği gibi en ağır işçi benim. Seni düşünüyor, seni yazıyor ve senden başka bir şey okumak istemiyorum. Sana bir kirpik mesafesi kadar yakın olmak, her şeyinle birlikte seni duyumsamak istiyorum fakat bir yandan da beraberinde getirdiğin karamsarlığa ve korkuya kapılıyorum. Seni düşünmek dünyanın en meşakkatli işi olsa gerek. Sen orda bana yaşattıklarından bir haber, ben burda bir yandan elem bir yandan sevgi sözcükleri döküyorum. Oysa şimdi birlikte apansız bir münakaşa içerisine girsek ve sabaha kadar kasımpatı çiçekleri hakkında konuşsak yahut sen eylül akşamlarından bense haziran sabahlarından bahsetsem. Şimdi umarım senle olmanın ehemmiyetini ve bana vereceği mutluluğu daha iyi anlıyorsundur.
2
Krizantem umarım sükunetin yerindedir çünkü benim günler geçtikçe içimde daha fena fırtınalar kopmakta. Sana olan tutsaklığım her geçen vakit derinleşiyor. Artık benim için düşünülemez, içinde senin olmadığın bir an. Oysa belki de ben senin için anımsanmayacak kadar sıradan biriydim, bu karamsar düşüncelerle cebelleşmek için kendi kendime şöyle telkin ediyorum: Krizantem, muhtemel ki sonbaharda rüzgarda savrulan bir yaprak bile dikkatini çekiyorsa, en az onun kadar değerli olmam gerekmez mi? Ne de olsa ben o gazelden katbekat fazla savruluyorum. Elindeki tek fotoğrafını içine nakşeden ve senin dudaklarından dökülecek birkaç kelimeye muhtaç olan ben, pişkince düşünüyor ki; yeryüzünde kimse böylesine güçlü hislere vurdumduymazlık edemez. Bu kötülüklerin en yücesi olur fakat ben biliyorum ki senin gözlerin iyilik abidesi kalbini yansıtıyor ve seziyorum, bir gün hayalin değil gerçek sen yanımda olacak. Lütfen Krizantem naçizane kelimelerini bile benden mahrum etme.
3
Sevgili Krizantem, aklımdan geçenleri yazmadan edemiyorum. Biraz olsun bu satırlar beni oyalıyor ama yetmiyor. Sen kasvetli günlere renk saçan değil misin? Eğer böyleyse henüz neden gelmedin? Hiç mi geçmedim aklının ucundan? Sevgili krizantem, artık biliyorum ki ben sana bahar kadar uzağım. Şimdiye çoktan gelmiş olman gerekirdi ve kasavet dolu ruhum bu gerçeğin altında eziliyor. Keşke hiç tanışmasaydık yahut böylesine güzel çiçek açmasaydın. Belki o zaman her şey yerli yerinde olurdu.
4
Bir ihtimal krizantem, bir ihtimal gelmişsindir diye içim içime sığmıyordu ve o eşsiz kelimelerini görmenin verdiği mutluluk üzerime tesir etmiş karamsar havayı bir süreliğine dağıttı. Ah! Sevgili krizantem, senle olan şu kısacık sohbetimiz için neler vermeyeceğimi söylüyordum fakat şimdi görüyorum ki zaman senle ne de acımasız geçiyor. Öylesine doyumsuz hissediyorum, söz konusu sen olunca. Hatta ve hatta içinde sadece senin olduğun bir âna sıkışıp kalsam, sonsuza dek seni seyre dalabilsem. Biliyor musun krizantem? Bu sonsuz mutluluk fikri şu ana dek bana pek inandırıcı gelmemiş, kendi kendime sonsuz olan bir şey nasıl mutluluk verebilir ki diye dönüp dolaşıp sorular sormuştum ama anladım ki sonsuz kelimesi bile senin yanında sınırlı kalıyor, yetmiyor. İşte sana olan hislerim bir çağlayan kadar gür, temennim bu sesi duyman.
5
Fikirlerim öylesine karman çorman oldu ki bir yanım sonbahar, seni arzuluyor. Bir yanım bahar, senden kaçmak istiyor. İkiye bölündüm adeta. Bir tarafım senle sardunya kokan sokaklar aramak, bir tekir kedinin peşinde nostalji dolu seyahatlere çıkmak; bilakis bir tarafım da senden uzaklaşmak, seni unuturcasına yaşamaya çalışmak istiyor çünkü sen beni kendine tutsak ederek özgürlüğümü elimden alıyorsun. Tüm bunların çözümü ve düşüncelerimin netleşmesi için hiç durmadan akan berrak bir ırmağa bırakmak istiyorum kendimi, yani zamana. Sevgili krizantem, inanıyorum ki zaman gösterecek, münasebetimizin ne türlü hallere bürüneceğini ve ben olabilecek her şeye rağmen söylemek istiyorum ki seni sen yapan her bir tomurcuk zerresi için teşekkür ediyorum. Bana bahşettiğin iyi ya da kötü her şey içimde hoş bir yer edindi.
