Lumiere Kardeşler
Sinema kelimesi denildiğinde aklımıza ilk gelen şey ardı ardına akan ve birden fazla kareden oluşan görüntülerin işlenmesi ve belli bir kurguya göre oluşturulmasıdır. Sinemanın hikayesi aslında 19.yy son çeyreğinde Lumiere Kardeşler ile başlar. Tam adları Auguste Marie Louis Nicolas ile Louis Jean’dir. İlk film yapımcıları arasındadırlar. Amerika ve diğer Avrupa ülkelerinde sinema için araştırmalar sürerken bu onur Fransız iki kardeşin ellerine düştü.

Lumiere Kardeşler babalarının onlara Paris gezisi esnasında satın aldığı Kinetoskop aletinden ilham alarak Sinematograf’ı icat etmişlerdir. Böyleliklede günümüzdeki sinemaın temelleri atılmıştır. “Auguste ve LouiseLumiere icat ettikleri bu aygıt, belirli bir süre boyunca objektifin önünde gelişen hareketleri birbirini izleyen bir dizi fotoğrafla saptar, sonra bunların görüntülerini bir salondaki perde üzerinde hareketli olarak gösterir.’’

Çok geçmeden de sinema tarihinin ilk filmi olan L’Arrivéed’untrain en gare de La Ciotat (Bir Trenin La Ciotat Garı’na Gelişi) 28 Aralık 1895 yılında 55 saniye olarak Lumiere Kardeşler tarafından kaydediliyor. Bu film aynı zamanda ilk sinema salonu olarak da geçen, Paris’te Grand Cafe bodrumunda bulunan 120 kişilik bir salonda ücretli bir şekilde gösterimi yapıldı. Bu gösteriyi yaklaşık 25 kişi izledi. Bu gösterimde süresi 3 dkyı geçmeyen 10 a yakın film gösterildi. Halk tarafından büyük ilgi gören bu filmler kısa sürede üne kavuştu. Daha sonra farklı yerlerdeki gösterimlerde Özellikle L’Arrivéed’untrain en gare de La Ciotat (Bir Trenin La Ciotat Garı’na Gelişi) filmi büyük ilgi görmüştü. Bu gösterilerde, üstlerine doğru gelen treni görünce izleyicilerin sandalyelerin altına saklanmaya çalıştıkları söylenir. Paris’ te açık hava sinemasından korkarak kaçanlar olmuştur.

Ayrıca Lumiere Kardeşler başlangıçta bu işten umutsuz oldukları için, bu işe 6 ay ile 1 yıl gibi bir süre devam edeceklerini söylediler. Fakat aradan 2 yıl geçtikten sonra ellerinde 1000 den fazla film vardı. Avrupa’ nın çeşitli yerlerinde farklı yerlerde bir çok filmleri gösterim imkanı buldular.

Sinemanın icat edilmesi ile bunun İstanbul’a gelmesi de pek uzun sürmedi. Lumiere kardeşler 1896-1897 yılları arasında İstanbul’ a geldiler. Çektikleri filmler öncelikle Saray halkına, sonra da Beyoğlu’ndaki Sponeck Birahanesi’nde halka gösterildi. 1908 yılında ise Sigmund Weinberg adlı Romanyalı bir Yahudi bir şirketin temsilciliği olarak İstanbul da Sürekli sinema olarak adlandırılan Cinema Pathe kurdu. Lumiere kardeşler daha sonraları İstanbul’da bir çok çekim yapma imkanı buldular. Boğaziçi Kıyılarının Panoraması, Türk Topçusu, Türk Piyadesinin Geçit Töreni adlı filmler çektiler.
