Masalsı ve Mağlup Bir Sanat :Art Nouveau
Sanatın içindeki doğallığın her şeyin üstünde olduğu, bulunduğu zaman itibari ile endüstrinin karşısında direnç gösteren yorgun ve mağlup bir sanat: Art Nouveau.

Ortaçağ Gotik mimarisinin savunucusu Jhon Ruskin’den etkilenen Sanat ve Zanaatkarlar akımının öncüsü William Morris tarafından sanat dünyasına sunulan Art Nouveau, zamanın yeni yeni gelişmekte olan endüstriyel imalatın önünde zarif kıvrımları ve doğadan aldığı motiflerle duran masalsı bir sanat akımıdır.
İlk olarak 1880 yılında Belçika’da Modern Sanat dergisinde sanat dünyasına terim olarak girmiş olan Art Nouveau özellikle Fransa, İngiltere, Belçika olmak üzere Avrupa ve Amerika’da birçok sanatçı ve mimarı etkisi altına almıştır.En etkin yıllarını 1896-1905 yılları arasında alan sanat akımı, aslına bakıldığı zaman geriye dönüşün sembolü olmuştur.
1800’lü yılların son çeyreği yani sanayi devriminin aşamalarının bittiği ve seri üretimin giderek yaygınlaştığı bir dönemde el emeğinin iyiden iyiye burjuvazi bir hal alıp halktan uzaklaşması ve zanaatte mutluluğun ancak el emeği ile elde edileceğini savunan akım, dönemsel bazda incelendiğinde oldukça romantik ve ütopik bir konumda durmaktadır.Döneminin akan suyuna kapılmak yerine akıntıya karşı yüzen sanat akımı anti Akademizme yani Klasizme ve Aristokrasiye karşı duran bir yapıya sahiptir, insanın el emeği ile elde edilen ürünlerin sonucunda mutluluğu bulacağını savunur.
Endüstri ile birlikte gelen sıradanlaşmaya karşı çıkan akım bireyselleşmenin ön planda olması gerektiği düşüncesindedir. Mimari anlamda ilk olarak Victor Horta tarafından Brüksel’de “Tassel House“ yapısıyla ortaya çıkan akım birçok yapının tasarım ilhamı olmasının yanında pek çok filmin de dekor tasarımında yerini almıştır.




alt: Victor Horta ,Tassel House(Brüksel)
Özellikle masalsılığı ön planda olan fantastik ögeleri içinde bulunduran resim,film,heykel,mimari gibi sanat alanlarında doğanın mükemmel kıvrımları ve saflığını öne çıkararak bizleri hayran bırakan Art Nouveau kendi içinde ilhamını doğanın dinamik kuvvetinden alır.
Örneğin Yüzüklerin Efendisi serisinde doğa ile barışık bir yaşam biçimini benimseyen Elf toplumlarının bilhassa Lord Lorien Elflerinin yapıları ve motiflerine bakıldığında temelde Art Nouveau sanat akımının izlerini görmek mümkündür. Bunun yanında birçok Gotik dönem eserleri incelendiğinde doğallığın akımının izlerine rastlarız fakat bu akımın en önemli temsilcilerinden İspanyol mimar Antoni Gaudi Art Nouveau aracılığı ile Gotik mimariyi taklit değil yalnızca devam ettirilmesini savunmuştur.

Peki neden mağlup bu Art Nouveau? Bence cevabı çok basit, Art Nouveau fikrinin tohumları henüz yeni atılmışken yani 1800 lerin sonunda Dünya nüfusu 1.5 milyar idi belki o zamanlar el emeği halk tabanına yayılabilirdi fakat bugün 7.7 milyar olan nüfusa göre bu sanat kendiyle çelişen ve bütçe sebebi ile halkın sadece bir kesiminin ilgi alanına giren bir olgu olmaktan ileriye gidemedi. Evet maalesef zariflik ve doğallık içeren kıvrımlar yerini sert köşeli sıradan fabrikasyon ürünlerine bıraktı. Maalesef akıntıya karşı başlatılan bu direnç yenilgi ile sonuçlandı.
Kaynaklar
- https://tr.wikipedia.org/wiki/Art_Nouveau
- https://mimarobot.com/forum/wiki/art-nouveau/
- Norbert Lynton-Modern Sanatın Öyküsü
- Philip Wilkinson-Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Mimarlık Fikri
- https://oggusto.com/blog/detay/2169/alphonse-mucha-hayati-eserleri-ve-bilinmeyenleri.html
