Sanat, Seyahat

SANATIN EVRENSELLİĞİNE YOLCULUK – ODUNPAZARI MODERN MÜZESİ


İstanbul’dan taşınırken en büyük kaygılarımdan biri gittiğim yerde yeterince sanat etkinliği olmamasıydı. Giderken bunu hiç hesaba katmadan gittim ne kadar beni gerse de. Çünkü çok bunalmıştım. Çoğu sanatçının hatta çoğu sanatseverin İstanbul’da kalmak istemesinin en büyük sebebi bu çünkü. Her şeyin merkezi, sahibi orada. Bu nedenle de orada gitmesek, gezmesek bile elimizin altında olduğunu düşünüp rahatladığımız bir sanat sirkülasyonu hakim.

Bunu biraz yıkabildiğim bir gezi oldu OMM. Çünkü inanılmaz eserlerle karşılaştım. Tabi ki sır perdesini bilemem, o kadar hakim değilim. Eserlerin rant için, küratörün tanıdığının keyfi için, kara para için değil de gerçekten bir “eser” olduğu için oraya konulduğunun hissiyatı sindi müzeyi gezdikçe. Konuları, ele alış biçimleri, çalışmaların biçim ve üslûp kalitesi çok güzeldi. Gelince “Bu neydi şimdi?” dediğim, eserden çok satış malzemesi gibi görünen ve büyük hayal kırıklığıyla çıktığım çok müze/sergi olmuştu İstanbul’da ama burada ailem de ben de doyum alarak çıktık ki bence bir müzenin en önemli noktası bu olmalı.

Girişte bulunan bu esere hayran kaldım. Büyük, işlemeli, içinde biraz da olsa matematik gerektiren işleri çok seviyorum. Sanatçı da burada aile mesleğinin ve ona olan bağının köklerini sunmuş izleyiciye. Ailesinden bir iz arayan herkesin kalbi kadar büyük bir çalışma, aklıma ilk bu geldi bu çalışmayı görünce. Çalışma bambudan yapılmış, içeriğini öğrenemedim ama sanırım yapıştırıcı kullanılmadan, ailesinden öğrendiği tekniklerle oluşturmuş bu dev eseri. İnsanı büyüleyen ve tüylerini ürperten bir çalışma!

Meydan Larousse! Çocukluğumun kuponlu ansiklopedisi, bana geçmişten güzel bir hatıra. Bu eser çoğu insanın o ansiklopedi serisine bakış açısını yansıtmaya çalışmış bana göre, bir zamanlar bize dünyaları keşfettiren tek kaynağımız.

omm
omm

Bu çalışma ise baskı değil, beni çok şaşırttı, akrilik kalemle işlenmiş ama baskıvari bu tekniği çalışmanın manifestosuyla çok güzel harmanlanmış, bir bütün olabilmişler, bu yüzden bu üç çalışmaya da yer vermek istedim yazımda.

omm
omm
omm

Fark ettiğim şeylerden biri ise tekniğin ince işlenmesiydi. Her eseri harikulade bulmadım ama sadece fikrin sunulup tekniğin yetersiz kalındığı çalışmalarda sanatın evrensellik ilkesi –ki bence en temel ilkesi- yok sayılıyor. Çünkü ben de baksam, bir çocuk da baksa bir şey alabilmeli fakat bazı sergilerde teknik o kadar eksik kalıyor ki işi bilen biri bile anlamakta güçlük çekebiliyor. Bu anlaşılmazlıkta sanatı toplumdan oldukça uzaklaştırıyor. Burada bunun biraz aşıldığını gözlemledim. Teknikte gözümüzü alıyor, fikirle de uyuşuyor ve fikirle bir araya geldiğinde de bir eser “yaratılmış’” olabiliyor. İnsanların önünde durup tartıştığı, fotoğraf çekmekten çok eseri izlemeye çalıştığı, her kesimden de insanın olduğu tatlı, modern, doyurucu bir sergiydi benim için. Eskişehir’e uğrarsanız mutlaka buraya gelmelisiniz!

Bir Cevap Yazın