Mitoloji-Tarih

Pandora’nın Kutusu

İnsanlığın yaratılışını konu edinen efsanelerden birinde Prometheus’un adı geçer. Promethus Gaia’nın torunlarından biri ve bir Titan. Promethus insanı yaratırken kil ve toprak kullandı. Kili ve toprağı suyla karıştırdı ve tanrılara benzeyen insan vücutları oluşturdu. Fakat yarattığı insanı çok sevdi ve Zeus’un emirlerini hiçe sayarak insana ateşi armağan etti. İnsanın ateş ile yapacaklarından korkan Zeus hemen bir plan yaptı ve Hephaistos’a emir vererek kil ve suyu karıştırmasını ve kadını yaratmasını emretti. Kadının vücudu ise tanrıçalardan esinlenerek yaratılmıştı.  Kadın güzel, cazibeli, baştan çıkarıcı, hoş kokulu, güzel kıyafetler ve takılarla süslenmiş, becerikli ve kurnaz bir şekilde donatıldı. Kadının tüm bu nitelikleri erkeğin karşı koyamayacağı zaaflardan esinlenildi. Ve sonunda Pandora yaratıldı.

Zeus, Hermes’e Pandora’yı Promethus’un kardeşi olan Epimethus’a götürmesi için emir verdi. Epimethus, Pandora’nın cazibesi karşısında tutuldu ve onu eşi olarak aldı. Fakat unuttuğu bir şey vardı. Kardeşi asla ve asla Zeus’tan hediye kabul etmemesi gerektiğini söylemişti…

Tanrılar Pandora’ya bir kutu vermişti bu kutu insanlara bir armağandı fakat içinde ne olduğunu söylememişlerdi. Efsaneye göre Pandora bu kutuyu açtı ve kutudan hastalık, acı, delilik, kıskançlık ve ölüm gibi kötülükler çıktı. Pandora kutuyu hemen kapatsa da artık çok geçti. İçeride sadece umut kalmıştı…

Bir başka efsanede ise Pandora’nın Ephimethus’un evinde bulunan bir kutuyu açtığı ve kötülüklerin buradan yayıldığı söylenir.

Lawrence Alma-Tadema‘s water-colour of an ambivalent Pandora, 1881

Anlatılan bir diğer söylencede kutuyu Zeus’un Pandora’ya düğün hediyesi olarak verdiği söylenir ve Pandora merakına yeni düşerek kutuyu açar, bu defa içinde iyilikler vardır kutu açıldığından ise cennete geri dönerler…  Anlatılan bu efsanelerin hepsinde ortak bir tek payda var o da Pandora’nın merakına yenik düşerek kötülüğün insanlara yayılmasına neden olması ve böylelikle Zeus’un intikam planını gerçekleştirmiş olması…

Tanrılar yeraltına gizlemiş besinleri.
Yoksa insan bir gün çalışıp rızkını sağlar,
sonra bir yıl sırt üstü yatardı,
asar bırakırdı sabanını ocak başında,
çözerdi çiftini çubuğunu, öküzlerini.
Zeus kızınca Prometheus'a,
kendini aldatan o sivri akıllıya,
sakladı varını yoğunu insanlardan,
o gün bugündür dertlere boğdu
insanoğlunu,
Zeus gizledi besini insandan.
Ama İapetos'un güçlü oğlu Prometheus
çaldı Zeus'un ateşini insanlar için,
sakladı onu narthex kamışının içine
Kızdı bulut devşiren Zeus, dedi ki ona:
“İapetos oğlu, sivri akıllı kişi,
seviniyorsun ateşi çaldın, beni aldattın diye,
ama bil ki dert açtın kendi başına da:
aldığın ateşe karşılık bir bela
öyle bir bela salacağım ki insanlara,
sevmeye, okşamaya doymayacaklar bu belayı",
Böyle dedi ve kah kah güldü insanların ve
tanrıların babası.
Namlı şanlı Hephaistos'u çağırdı hemen:
“Bir parça toprak al, suyla karıştır dedi,
içine insan sesi koy, insan gücü koy,
bir varlık yap ki yüzü ölümsüz tanrıçalara
benzesin,
Bedeni güzelim genç kızlara.
Athena, sen de ona el işlerini öğret dedi,
renk renk kumaşlar dokumasını öğret.
Nur topu Aphrodite, sen de büyülerinle
kuşat onu,
istekler, arzularla tutuştur gönlünü.
Yüz gözlü devi öldüren Hermeias, sen de
bir köpek yüreği, bir tilki huyu koy içine".
Böyle dedi Zeus, onlar da yaptılar dediğini:
Koca Hephaistos, topal tanrı hemen
bir kız biçimine soktu toprağı.
Gök gözlü Athena süslü kuşağını sarıverdi
beline.
O canım Kharitler ve o güzelim Peitho
altın gerdanlıklar taktılar boynuna.
Horalar bahar çiçekleriyle donattı saçlarını
Hermeias doldurdu göğsüne yalanı dolanı,
uzaktan gürleyen Zeus'un oluyordu isteği.
Ses koydu içine o tanrılar kılavuzu
ve Pandora adını taktı.
Pandora demek bütün tanrıların armağanı
demekti,
çünkü bütün Olymposlular insanların
başına bela etmişti onu.
Tanrıların babası kurunca bu düzeni,
Epimetheus'a gönderdi Pandora'yı
kılavuz tanrı Hermeias'la.
Epimetheus unuttu Prometheus'un
dediğini:
Zeus'tan armağan alma demişti ona
Prometheus,
alırsan, ölümlüleri derde sokarsın demişti.
Armağanı aldı ve alınca anladı
başına bela aldığını.
Eskiden insanoğulları bu dünyada
dertlerden, kaygılardan uzak yaşarlardı,
bilmezlerdi ölüm getiren hastalıkları.
Pandora açınca kutunun kapağını,
dağıttı insanlara acıları, dertleri.
Bir tek umut kaldı dışarı çıkmadık
kapağı açılan dert kutusundan.
Umut tam çıkacakken Pandora kapamıştı
kapağı,
böyle istemişti bulutlar devşiren Zeus.
O gün bugündür insanların başı dertte,
toprak bela doludur, deniz bela dolu,
geceler dert doludur, gündüzler dert dolu,
belalar başıboş dolaşır sessizce
ölümlülerin çevresinde,
derin düşünceli Zeus ses vermedi onlara
sessizce gelişlerini duymasın diye insanlar.
Görüyorsun ya Zeus'un dilediğine karşı konmaz.

Giulio Bonasone
Epimetheus opening Pandora’s box
  • Kaynakça:
  • Erhat, Azra, Mitoloji Sözlüğü,Remzi Kitapevi,İstanbul, 1996
  • Sears Kathleen, Mitoloji 101, Say Yayınları, İstanbul, 2020

Bir Cevap Yazın