Pandora’nın Kutusu
İnsanlığın yaratılışını konu edinen efsanelerden birinde Prometheus’un adı geçer. Promethus Gaia’nın torunlarından biri ve bir Titan. Promethus insanı yaratırken kil ve toprak kullandı. Kili ve toprağı suyla karıştırdı ve tanrılara benzeyen insan vücutları oluşturdu. Fakat yarattığı insanı çok sevdi ve Zeus’un emirlerini hiçe sayarak insana ateşi armağan etti. İnsanın ateş ile yapacaklarından korkan Zeus hemen bir plan yaptı ve Hephaistos’a emir vererek kil ve suyu karıştırmasını ve kadını yaratmasını emretti. Kadının vücudu ise tanrıçalardan esinlenerek yaratılmıştı. Kadın güzel, cazibeli, baştan çıkarıcı, hoş kokulu, güzel kıyafetler ve takılarla süslenmiş, becerikli ve kurnaz bir şekilde donatıldı. Kadının tüm bu nitelikleri erkeğin karşı koyamayacağı zaaflardan esinlenildi. Ve sonunda Pandora yaratıldı.
Zeus, Hermes’e Pandora’yı Promethus’un kardeşi olan Epimethus’a götürmesi için emir verdi. Epimethus, Pandora’nın cazibesi karşısında tutuldu ve onu eşi olarak aldı. Fakat unuttuğu bir şey vardı. Kardeşi asla ve asla Zeus’tan hediye kabul etmemesi gerektiğini söylemişti…
Tanrılar Pandora’ya bir kutu vermişti bu kutu insanlara bir armağandı fakat içinde ne olduğunu söylememişlerdi. Efsaneye göre Pandora bu kutuyu açtı ve kutudan hastalık, acı, delilik, kıskançlık ve ölüm gibi kötülükler çıktı. Pandora kutuyu hemen kapatsa da artık çok geçti. İçeride sadece umut kalmıştı…
Bir başka efsanede ise Pandora’nın Ephimethus’un evinde bulunan bir kutuyu açtığı ve kötülüklerin buradan yayıldığı söylenir.

Anlatılan bir diğer söylencede kutuyu Zeus’un Pandora’ya düğün hediyesi olarak verdiği söylenir ve Pandora merakına yeni düşerek kutuyu açar, bu defa içinde iyilikler vardır kutu açıldığından ise cennete geri dönerler… Anlatılan bu efsanelerin hepsinde ortak bir tek payda var o da Pandora’nın merakına yenik düşerek kötülüğün insanlara yayılmasına neden olması ve böylelikle Zeus’un intikam planını gerçekleştirmiş olması…
Tanrılar yeraltına gizlemiş besinleri. Yoksa insan bir gün çalışıp rızkını sağlar, sonra bir yıl sırt üstü yatardı, asar bırakırdı sabanını ocak başında, çözerdi çiftini çubuğunu, öküzlerini. Zeus kızınca Prometheus'a, kendini aldatan o sivri akıllıya, sakladı varını yoğunu insanlardan, o gün bugündür dertlere boğdu insanoğlunu, Zeus gizledi besini insandan. Ama İapetos'un güçlü oğlu Prometheus çaldı Zeus'un ateşini insanlar için, sakladı onu narthex kamışının içine Kızdı bulut devşiren Zeus, dedi ki ona: “İapetos oğlu, sivri akıllı kişi, seviniyorsun ateşi çaldın, beni aldattın diye, ama bil ki dert açtın kendi başına da: aldığın ateşe karşılık bir bela öyle bir bela salacağım ki insanlara, sevmeye, okşamaya doymayacaklar bu belayı", Böyle dedi ve kah kah güldü insanların ve tanrıların babası. Namlı şanlı Hephaistos'u çağırdı hemen: “Bir parça toprak al, suyla karıştır dedi, içine insan sesi koy, insan gücü koy, bir varlık yap ki yüzü ölümsüz tanrıçalara benzesin, Bedeni güzelim genç kızlara. Athena, sen de ona el işlerini öğret dedi, renk renk kumaşlar dokumasını öğret. Nur topu Aphrodite, sen de büyülerinle kuşat onu, istekler, arzularla tutuştur gönlünü. Yüz gözlü devi öldüren Hermeias, sen de bir köpek yüreği, bir tilki huyu koy içine". Böyle dedi Zeus, onlar da yaptılar dediğini: Koca Hephaistos, topal tanrı hemen bir kız biçimine soktu toprağı. Gök gözlü Athena süslü kuşağını sarıverdi beline. O canım Kharitler ve o güzelim Peitho altın gerdanlıklar taktılar boynuna. Horalar bahar çiçekleriyle donattı saçlarını Hermeias doldurdu göğsüne yalanı dolanı, uzaktan gürleyen Zeus'un oluyordu isteği. Ses koydu içine o tanrılar kılavuzu ve Pandora adını taktı. Pandora demek bütün tanrıların armağanı demekti, çünkü bütün Olymposlular insanların başına bela etmişti onu. Tanrıların babası kurunca bu düzeni, Epimetheus'a gönderdi Pandora'yı kılavuz tanrı Hermeias'la. Epimetheus unuttu Prometheus'un dediğini: Zeus'tan armağan alma demişti ona Prometheus, alırsan, ölümlüleri derde sokarsın demişti. Armağanı aldı ve alınca anladı başına bela aldığını. Eskiden insanoğulları bu dünyada dertlerden, kaygılardan uzak yaşarlardı, bilmezlerdi ölüm getiren hastalıkları. Pandora açınca kutunun kapağını, dağıttı insanlara acıları, dertleri. Bir tek umut kaldı dışarı çıkmadık kapağı açılan dert kutusundan. Umut tam çıkacakken Pandora kapamıştı kapağı, böyle istemişti bulutlar devşiren Zeus. O gün bugündür insanların başı dertte, toprak bela doludur, deniz bela dolu, geceler dert doludur, gündüzler dert dolu, belalar başıboş dolaşır sessizce ölümlülerin çevresinde, derin düşünceli Zeus ses vermedi onlara sessizce gelişlerini duymasın diye insanlar. Görüyorsun ya Zeus'un dilediğine karşı konmaz.

Giulio Bonasone Epimetheus opening Pandora’s box
- Kaynakça:
- Erhat, Azra, Mitoloji Sözlüğü,Remzi Kitapevi,İstanbul, 1996
- Sears Kathleen, Mitoloji 101, Say Yayınları, İstanbul, 2020
