Deneme

Robin Hood Sahtekar Mı?

Ekonomi kitabı okuyorum bugünlerde. “Nasıl zengin olunur?” başlığı altında nasıl hayatta kalabileceğimi öğrenmek istiyorum. Amacım tekdüze bir işte çalışmaktansa başka şekilde nasıl hayatta kalabilirim, onu öğrenmek istiyorum. Kitabın bir kısmında şöyle bir cümle okudum: “Robin Hood, bir sahtekardır.” Mutlaka duymuşsunuzdur Robin Hood’u. Ana felsefesi zenginden alıp fakire vermek olan bir karakter. Sosyalist bir bakış açısıyla bakıldığında harika bir şey yapıyor Robin Hood. Tüm insanlar eşit koşullar altında yaşayabilmeli. Özellikle fakir kesimi sömüren zengin kesimin o pek tatlı servetinden kendi rızalarıyla vermedikleri o parçayı, gizli bir elin alıp yardıma ihtiyacı olana vermesi de makul. Özellikle orta sınıf ve eğitimli insanlar bayılıyor Robin Hood’a. Şimdi gelin biraz farklı bir yerden bakalım.

Sürekli söyleniriz değil mi? Asgari ücretle insanlar geçinemez, onlardan vergi alınmasın diye bağırır dururuz. Sonuçta makul olan; düşük gelirli insandan az vergi alınması, yüksek gelirliden ise yüksek vergi alınması değil midir? Maaşınız sizin elinize gelene kadar vergilendirmeden nasibini alır, elinize avucunuza kuş kadar bir para kalır. Ama burada bir sorun var. Zengin olan ve en üst düzeyde vergi vermesi gereken kesim az vergi veriyor. Çünkü kazanıyor, harcıyor ve geri kalan meblağ üzerinden vergisini veriyor. Ya da vergi affı geliyor, o ayrı konu. Halbuki çalışan kesim kazanıyor, vergi veriyor ve harcıyor. Spor masrafını, lüks yemek masrafını birer gider kalemi olarak ele alan zengin kesim kazanıyor. Diğer kesimler gene kaybediyor.

Robin Hood, orta kesimin kendi vicdanlarını rahatlatmak için inandıkları bir ideolojiyi temsil ediyor. Zengin kesime olan hınç, “Ama bak, onlardan da çıkartılıyor” nidalarıyla atılıyor bir nebze. Halbuki belli bir süre sonra fakire verilen o paralar, fakirleri orta sınıfa yükseltiyor ve çarka giriyorlar daha köle olmuş bir şekilde. Zenginler hala zenginliğini koruyor. Daha çok orta kesim demek daha fazla para demek çünkü. İnanılan adalet anlayışı gene yanıltıyor insanları.

Dikkatimi çeken noktalar oldu. Kitap kapitalist bir görüşle yazılmış. Paranın güç getireceği ve bunun rahatlığıyla yaşam konforu sağlanacağı belirtilmiş. Ancak hala kendini geçindiremediği için intihar eden, sokakta donarak yaşamını kaybeden ve umudu kaybolduğunda iki büklüm olmaya mecbur kalan insanlar varken zengin olduğu halde insanlara yardım etmemeyi övmek niye? Ben halime şükretmekten utanıyorum. Şükretmek kulağıma şunları fısıldıyor: “Ben de onların yerinde olabilir ve rezalet durumda yaşayabilirdim. Oh, en azından ben iyi konumdayım. Onlara da yazık, Allah yardımcıları olsun.” Vicdanım el vermiyor. Parasız yaşamak mümkün değil elbette. Ama çarkın kölesi olmayayım derken kapitalizmin korkunç patronu olmak ne kadar tercih edilebilir bilmiyorum.

Sizce Robin Hood sahtekar mı?

Bir Cevap Yazın